Haber Tarihi; 12.04.2009

Prof. Dr. Tayfun Aybek KGD’de soruları yanıtlayıp çalışmalarını anlattı
Altın neşter Zonguldak’taydı

Kalp krizini önceden haber verecek mikroçip üzerinde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Tayfun Aybek Karaelmas Gazeteciler Derneği’ni ziyaretinde çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Gazetecilerin yüksek kalp krizi riski taşıyan meslek grupları arasında yer aldığını belirten Aybek, vatandaşların kalp krizi geçirmeyi beklemeden kontrolden geçmelerini önerdi.


Ankara Özel Mesa Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Prof. Dr. Tayfun Aybek, kalp krizini önceden haber verecek mikroçip denemesinden olumlu cevap alındığını söyledi. 1997 yılında Avrupa’da ilk kez robotla kalp ameliyatı yapan, 2,5 yıldır kalp krizlerini önceden haber verecek bir sistem üzerinde çalışan Aybek, bu amaçla özel bir mikroçip geliştirdi. Hayvanlar üzerinde başarılı sonuçlar veren çip, kriz öncesi kalpteki basınç değişimini ölçerek sinyal gönderebiliyor. Eğer sistem başarılı olursa kalbe takılacak 1,2 milimlik mikroçipler, yaklaşan bir kalp krizi öncesi cep telefonu, saat ya da bilgisayara, hastaneye mesajı gönderecek.

Zonguldak Karaelmas Gazeteciler Derneği’ni (KGD) ziyaret eden Aybek, mikroçip denemesiyle ilgili gazetecileri bilgilendirdi. Üretilen çipin üzerinde yapılan araştırmada kalp krizini haber verip vermeyeceğini sonradan öğreneceklerini belirten Aybek, “Üzerinde çalıştığımız çip, kalp krizini haber verir mi vermez mi onu sonradan öğreneceğiz. Ameliyat esnasında takılan bu çip, kalbin belli bir odacığına takılıyor. Bu odacıktaki basınç değişikliklerini, yani basınç artarsa hastaya veya hastaneye bildirebiliyor direkt. Nerde olursa olsun isterse dağ başında olsun hastanın üzerindeki cep telefonu ya da kol saati hastaneye bildiriyor bu iletiyi. Bu çip sadece basınç eşitliğini bildiriyor. Öncelikle insanlara takılmaya başlanmışsa bu insanlar üzerindeki deneyler 24 saat ölçülecek, ayarlanacak biçilecek, ne zaman kalp krizi geçirmiş birisi, bunun değerleri ayrıca hesaplanacak. Ondan sonra karar verilecek. Bunların da çalışmaları yapılıyor. Ondan sonra söyleyebiliriz ki, bu cihaz kalp krizini önceden haber verebiliyor. Hayvan deneylerinde yaptığımız tek şey basıncı sürekli ölçüyor mu? ölçemiyor mu? Hayatı boyunca takıldığı zaman 6 ayda bir, 1 yılda bir olumlu sonuçlar gördük. Bu yayın başka kişiler tarafından kötü amaçlı algılanabilir. O yüzden kan vericilerin buna yeşil ışık yakması lazım. Halen Alman parlamentosunda konuşulan konu bu. Siemens, Amerika’nın birkaç firması bunun peşinde. Kendilerinin de yarattığı çeşitli projeleri var daha değişik yöntemlerle” dedi.

ÇİP TAKILIP ERKEN TEŞHİS EDİLECEK

Aybek, “Yakında birçok yerimize mesela çip takıp çok erken bazı şeyleri teşhis edebileceğiz. Bu çipler sadece kalbe değil, beyin omirisi sıvısına takılıyor, lens olarak gözün içine takılıyor, göz içi sıvısı basıncı arttığı zaman haber veriyor kriz olmasın diye. Bacak damarlarına takılıyor, normal damara takıldığı zaman tansiyon ölçüyor. Tepeden tırnağa bir alıcı geçirdiğiniz zaman insan üstüne her şey ortaya çıkacak yakında. Beynindeki basınç şudur, göz içindeki basınç şudur, ya da damarın kan akımının hızı şudur, her şey ortaya çıkacak. Sadece anlık bir şeyde. Yavaş yavaş o teknoloji planlanmış durumda. Hatta o alıcıya bile gerek kalmadan otomatikman hastaneye gelecek veriler ve o değerlendirilecek. Teknoloji o kadar hızlı ki bu anlattığım şeyler yaklaşık 4 yıl önce bir hayal idi. Sadece masa üstünde idi. Amerika’da aynı şeyin peşindeydi. Ama ciddiden 5-10 yıl önce bir hayaldi. Hatta 1970’li yıllarda uzay yolu dizisinde insanlar tarayıcıdan geçerdi, her şeyi test ederlerdi. Ama şuanda gerçek” dedi.

Şuanda yurt dışındaki sonuçları beklediklerini ifade eden Aybek, “Yurtdışındaki sonuçları bekliyoruz. Sorun tek boyutta değil kötü amaçlı kullanacak kişilerin de bir nevi engellenmesi lazım. Bu konuda kanun yapıcıların da emin olması gerekir. Bu sorunlar aşılırsa çok büyük pazar olacak. Milyar dolarlık bir pazar olacak bu tıptaki yenilikler. Şuana kadar kalpte toplam çip 10 kişide kullanıldı. Göz için ise defalarca denendi. Olumlu sonuçlar alıyoruz. Çok daha uzun zaman gerekiyor. Çünkü aldığımız verileri değerlendirmemiz gerekiyor. Belli bir yere gelmiş durumda. Örneğin Meksika City’ ye çocuklara takılmaya başlandı bazı çipler kaybolan çocukları bulabilmek için. Meksika City’de günde 100-150 belki 500 çocuk kayboluyor. Polisler kimin çocuğu olduğunu bilemiyor. Ama bu çipler doğumdan sonra takıldığı için artık ilk veriler gelmeye başladı. Bu kaybolan çocukları bir tarayıcıdan geçiriliyor ve adres ortaya çıkıyor, kimin çocuğu olduğu anlaşılıyor” şeklinde konuştu.

GAZETECİLERE KOLAYLIK
İlk kez Zonguldak’a geldiğini belirten Aybek gördüğü ilgiden dolayı Karaelmas Gazeteciler Derneği Başkanı Atilla Öksüz ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür etti. Basın sektörünün Zonguldak’ta çok güçlü olduğunu gördüklerini belirten Aybek, gazetecilerin kalp rahatsızlıklarında risk grubundaki meslekler arasında olduğunu belirtti. KGD’de, kalp rahatsızlığı yaşamış gazetecilerle sohbet eden Aybek, gazetecilerin kalp rahatsızlıklarında teşhis ve tedavide gereken yardımı ve desteği göstereceğini söyledi.
KGD Başkanı Atilla Öksüz ise Prof. Dr. Tayfun Aybek’i yakından tanımaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek; “Meslektaşlarımızın bu bağlamda tedavilerinde zaman zaman sıkıntılar yaşanabiliyor. Meslektaşlarımızın böyle bir sorunları ve önceden talepleri olduğunda kendilerini Prof. Dr. Tayfun Aybek’e yönlendirebileceğiz. MESA hastanesi yönetimine ve Prof. Dr. Tayfun Aybek’e teşekkür ediyoruz” dedi.
Öksüz daha sonra Prof. Dr. Tayfun Aybek’e madenci heykeli ve adının yazılı olduğu baston hediye etti. İki gün boyunca Zonguldak’ta kalan Aybek hem tatil yaptı hem hastalarıyla görüştü.
 

Bu yazı  728 kez okunmuştur.


© KGD
     
 

Bu Haberi Facebook'ta Paylaş